logo

reklam

Hep mi sonbahar gülüşlerim? Daha ne kadar yağmur yağacak umutlarıma? Daha kaç kış bekleyeceğim gecenin eksilen soğuklarında pencere kenarlarında? Kaç mevsim geçecek böyle? Pencereme damla damla düşerken hayal kırıklıkları, daha kaç çiçek böyle solacak aldığım? Gülü solana, seni ölene dek seveceğim derdin ya hep, yalvarırım söyle...

Eski insanlar vefakârmış. Kendisinden önce sevdiklerini düşünürlermiş ve o zamanın yokluğunda, sefaletinde bile onlar çoğunlukla mutluymuşlar. Bunu "Bizim zamanımızda böyle miydi?" ya da "Nerede o eski Ramazanlar?" gibi cümleleriyle bize de belli ederler zaten. Örneğin eski Ramazanlar'ın özlemi aslında yok olmuş birlik ve beraberli...

Herkes çok iyi bilir kızların babalarına nasıl düşkün olduğunu. Onun gözüne girebilmek için her şeyi yapabileceklerini ve hayatlarının tek bir amaç uğruna devam ettiğini: "Babamı mutlu görmek!" Bir kız, çocukluğundan gençliğine kadar babasının omuzlarındaki yükü görür. Yıllarca o yükü hafifleteceği, babasına yardımcı olacağı gün...

Ben bir buluta aşık oldum Gökyüzünün parlaklığına ve maviliğine kanıp Ben, hiç yakınımda olamayacak Ama her gün görmeye mahkum olacağım Bembeyaz, içimi güzelleştiren Kocaman bir buluta sevgi ile bağlandım Ben bir buluta aşık oldum Baktıkça içimi yumuşatan Beni her şeyin güzel olacağına inandıran Yalancı bir buluta ...

"Zaman öyle bir ilaçtır ki bütün yaraları iyi eder." der William Shakespeare. Zamanla geçer derler ve reçetemize hep onu yazarlar. Ama zamanla geçen sadece bizim hayatımız oluyor. Biz nasıl geç kalıyorsak hayata zaman da geç kalıyor yaralarımıza derman olmaya. Zaman hepimizin bildiği çok iyi algıladığı ama anlatmakta zorluk çektiğ...

Bilsem değmeyecek uğruna girdiğim günahlara Gözünü gözüme değdirir miydim? Bilsem başkaları bakacak o gözlere Isıttığım ellere değer miydim? Bilsem hayatım sensiz bitecek O yollara girer miydim? Bilsem kaderim beni üzecek En çok sana güler miydim? Bilsem... Bilsem... Bilsem... Bilmez insan oğlu bilmez. Bilse Adem'in elmas...

Ego tatmini çağımızın en yaygın sorunlarından biri. Peki bu sorun neden kaynaklanıyor olabilir? Kendi fikrimce, bunun sebebini çağımız insanının artık karşısındaki bireye bir tebriği bile çok görmesinden kaynaklandığını düşünüyorum. Artık herkes birbirini yermeye çalışıyor. Herkes birbirini kıskanıyor ve bu yüzden kimse kendinden ...

Şu günlerdir tüm olup biteni unutturup gündemin en tepesine oturan "Osmanlıca sorunsalı" hakkında dikkate değer birkaç noktadan bahsetmek istiyorum. Yakın zamanda üç şehit vermişiz, yıl 2014 fakat Türkiye'nin hâli ortada. Ne bileyim uğraşacak milyonlarca sorunumuz var ve buna rağmen gerçekten bu mu karıştırdı kafanızı? Osmanlıca...

Gereğinden fazla sevmişti kız. Gereğinden fazla serseriydi çocuk. Bir yaz sıcağında görmüştü kız çocuğu. İlk başta anlamamıştı ama ilk görüşte aşktı onunkisi. Ve çok sonra yeşilim diye anar oldu çocuğu. Yeşil, renk olmaktan çıktı;  çocuğun gözlerinde hayat buldu kız için. Günler geçti, haftalar geçti, kız cesaret edemedi yeşi...

"Beni burada arama, arama anne!'' diye çırpınan da "Beni bul, beni bul anne!" diye haykıran da aynı şair. Çaresizliği düşünebiliyor musun? Kaybolmuşsun, yardıma ihtiyaç duyuyorsun; fakat sana elini uzatan bir kişi var. Annen. O da farklı bir yerde arıyor seni. Böylece kurtuluşunun son ümidi de bir serçenin kırılan kanatları altında...

    GÜNCEL HABERLER